İslam İklimi bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü değildir.
Siyasi içerikli yazılar ve yorumlar yasaktır. Bu tür yazılar hemen silinir
İnsanoğlu madden acıktığı gibi manevi olarak da açlık hisseden bir
varlıktır. Günümüzde bunalım içerisinde olan pek çok insanın daralması da
manevi olarak aç olmasından kaynaklanır. Zira insanı sıkıntıya sokan tek
sebep fakirlik, işsizlik, hastalık yahut ihtiyarlık değildir. Asıl sebep
insanın kendini mutluluğa ulaştıracak yolları yanlış yerde araması, maddi
olarak doyuma ulaştığı vakit ferahlayacağını varsayarak hareket etmesidir.
Bunun adı da kalp hastalığıdır.
Manevi Eksiklikler,Kalbi Kirletir..
Nasıl ki üzerimize giydiğimiz temiz bir giysi dışarının tozu ve çamuru ile
kirleniyorsa insanın kalbi de böyle kirlenebilir. İşlenen günahlar, yapılan
dedikodu ve gıybetler sonucu kalp zayıflar, kir tutar ve hasta olur. Bu
hastalığın sonucunda da insan hiçbir şeyden lezzet alamaz hale gelir.
Yaptığı hiçbir iş onu tatmin etmez, daimi bir huzur içerisinde olamaz. İşte
bu halde olmamak için kişinin öncelikle güzel bir manevi hayata sahip
olması, kalben kendini doyuma ulaştırması gerekmektedir.
Bunun en güzel
yollarından biri ise Allah rızası için halis bir niyetle kurulan yuvadır. Ailede Manevi Hayat..
Güzel bir yuva insanı pek çok açıdan tatmine ulaştıran, manevi olarak insanı
doyuran bir kurumdur. Her şeyden önce eşler birbirine sabretmeyi, anlayış
göstermeyi, birlikte hareket etmeyi öğrenirler ki bu da dinimizin bize
emrettiği müsamaha, sabır ve istişare gibi kavramların yerine getirilmesi
için temel hazırlar.
Yuvasında Allah rızasını gözeten bir çift sosyal
hayatında da manevi hayatında da huzuru daha kolay yakalar. Allah rızası
için kurulan bir yuvada yine Allah Teala'nın rızasını gözeterek yapılan her
davranış ibadet hükmündedir.
Bu şuurda hareket eden bir çift de Allah'ın
izni ile manevi hastalıklarından kurtulur ve huzurlu bir hayat sürer.
İnsanın evindeki, ailesindeki manevi hayatı bu sebeple oldukça önemlidir.
Hepimizin bildiği üzere Allah Rasulü (s.a.v) "Gece kalkıp namaz kılan, sonra
hanımını uyandıran erkeğe Allah rahmet etsin.
Eğer eşi kalkıp namaz kılarsa
ne ala, namaza kalkmamakta diretirse yüzüne hafifçe su serpsin. Gece kalkıp
namaz kılan sonra beyini uyandıran hanıma Allah rahmet etsin. Eğer beyi
kalkıp namaz kılarsa ne ala, namaza kalkmamakta diretirse yüzüne hafifçe su
serpsin" buyurarak ailedeki manevi hayatın önemine, eşlerin birbirine vesile
olmasının gerekliliğine dikkat çekmiştir.
Çünkü manevi hastalıkların insanı
kuşatması halinde insanoğlu gerçekten meşakkatli bir yola girmiş olur. Bu
yola hiç girmemesi içinse kendini hayra ve iyi işlere teşvik edecek
birilerinin varlığı oldukça mühimdir. Bunun başında ise insanın ailesi,
evindeki manevi hayatı gelmektedir.
Ailede Birlik,Hayattaki Manevi Huzur Demek..
Unutulmamalıdır ki yüce Rabbimiz kullarının dünya ve ahiret saadetini şuurlu
bir kulluğa bağlamıştır. Bu sebeple Rabbimiz'i andığımız ölçüde huzur
bulacağımızı ve görevlerimizi eksiksiz yerine getirmek sureti ile ilahi
rızayı kazanacağımızı söyleyebiliriz.
Bunun yanı sıra Allah Rasulü "Cemaatle
kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha
faziletlidir" buyurarak birlikte yapılan ibadetin daha efdal olduğuna dikkat
çekmiştir. Dolayısı ile yuvada iki kişinin ve hatta çocukların ve varsa
ailedeki diğer bireylerin bir araya gelerek yaptığı ibadetin çok daha
faziletli olduğunu ve dinimizin bunu teşvik ettiğini söylemek yerinde
olacaktır.
Ayrıca Allah Teala Kur'an-ı Kerim'de "(Önce) en yakın akrabanı
uyar" (Şuara, 214) buyurarak insanın hayır işlerde ve tebliğde en yakınından
başlaması gerektiğini bizlere bildirmiştir. O halde yapmamız gereken
öncelikle yuvamızda birlik olmak, ibadete ve Rabbimiz'in rızasını kazanmaya
hep beraber gayret göstermektir.
Bu hususta başarılı olduğumuz takdirde
toplum hayatında ve manevi hayatta huzura ulaşmamız kaçınılmaz olacaktır.