İslam İklimi bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü değildir.
Siyasi içerikli yazılar ve yorumlar yasaktır. Bu tür yazılar hemen silinir
İsim belirtmeyen okuyucumuz: Bazı hadis-i şeriflerde aksıranı sever; esneyeni sevmez buyurulduğunu duydum. Oysa esneme veya aksırma insanın elinde olmayan şeylerdir. O halde bu hadislerin hikmeti nedir? İnsan esnediği zaman ın hoşuna gitmeyen bir iş veya düşüncede olduğunu mu düşünmeli?
Ebû Hüreyre (ra) rivâyet eder: Resûlullah (asm) şöyle buyurmuştur: aksırmayı sever; esnemeyi sevmez. Sizden biriniz aksırır ve a hamd ederse, onu işiten her Müslümana yerhamüke llah demek hak olur. Esnemeye gelince; şüphesiz o şeytandandır. Biriniz esnemek hali geldiğinde gücü yettiği kadar onu gidermeğe çalışsın. Çünkü biriniz esnediğinde şeytan ona güler.1
Bu hadîse göre, Cenâb-ı Hakkın aksırma sıfatını sevdiği; esneme sıfatını sevmediği anlaşılıyor. Hadîsin devamında esnemenin şeytandan olduğu beyanına baktığımızda; yorgunluk, uykusuzluk veya ruhsal gerginlik hallerinde meydana gelen gafletimizden faydalanan şeytanın kalbimiz yakınlarındaki yuvasına gelmek istediğini ve bu esnada vücut mekanizmamızın buna karşı tepkisini esneme sûretiyle ortaya koyduğunu anlamak mümkün. Hiç şüphesiz bünyemize şeytanın gelişi ı hoşnut etmez. Ağzımızı rast gele açarak esnemek, edep ve nezâkete de uygun düşmez. Esneme halini gideremez isek, elimizle ağzımızı kapamamız tavsiye edilmiştir.
Bu hadisten esnemenin günah olduğunu çıkarmak mümkün değildir. Burada böyle bir hüküm yoktur. Bu hadîsle Peygamber Efendimizin (asm), şeytanın vesveselerine karşı gaflette olmamamız gerektiğine dikkat çektiği söylenebilir.